Federal Mahkeme, 75 Ülkeyi Etkileyen Göçmen Vizesi Dondurma Politikasını İptal Etti

Federal Mahkeme, 75 Ülkeyi Etkileyen Göçmen Vizesi Dondurma Politikasını İptal Etti
◆ Hukuki Rehber · Göçmenlik Hukuku
ABD mahkeme binası, tokmak, pasaport, Göçmen Vizesi ve adalet terazisi görseli.

Bir federal yargıç, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın vatandaşlığa dayalı olarak göçmen vizesi verilmesini askıya alan politikasını geçersiz kıldı. Karar, 21 Ağustos 2026 tarihinde CLINIC v. Rubio davasında verildi. Kararın geniş kapsamlı sonuçları bulunmakla birlikte, mevcut seyahat kısıtlamalarını ortadan kaldırmamaktadır. Ayrıca herhangi bir başvuru sahibinin otomatik olarak vize alacağını da garanti etmemektedir.

📅 28 Ağustos 2026 🕒 15 dk okuma 📋 Uzman Hukuki Analiz

▸ Yönetici Özeti

Bir federal yargıç, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın vatandaşlığa dayalı olarak göçmen vizesi verilmesini askıya alan politikasını geçersiz kıldı. Karar, 21 Ağustos 2026 tarihinde CLINIC v. Rubio davasında verildi. Kararın geniş kapsamlı sonuçları bulunmakla birlikte, mevcut seyahat kısıtlamalarını ortadan kaldırmamaktadır. Ayrıca herhangi bir başvuru sahibinin otomatik olarak vize alacağını da garanti etmemektedir. Mahkeme bunun yerine, genel ve kategorik nitelikteki politikayı yürürlükten kaldırmış ve hükümetin ABD göçmenlik hukuku kapsamında olağan bireysel değerlendirme sistemine geri dönmesini zorunlu kılmıştır.

Federal mahkeme, 75 ülkeye yönelik vize politikasını iptal etti.
Karar, otomatik vize onayı sağlamamaktadır.
Başvuru sahipleri, bireysel değerlendirme sistemine tabi olacak.

Bir federal yargıç, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın vatandaşlığa dayalı olarak göçmen vizesi verilmesini askıya alan politikasını geçersiz kıldı. Karar, 21 Ağustos 2026 tarihinde CLINIC v. Rubio davasında verildi. Kararın geniş kapsamlı sonuçları bulunmakla birlikte, mevcut seyahat kısıtlamalarını ortadan kaldırmamaktadır. Ayrıca herhangi bir başvuru sahibinin otomatik olarak vize alacağını da garanti etmemektedir. Mahkeme bunun yerine, genel ve kategorik nitelikteki politikayı yürürlükten kaldırmış ve hükümetin ABD göçmenlik hukuku kapsamında olağan bireysel değerlendirme sistemine geri dönmesini zorunlu kılmıştır.

Bununla birlikte, 75 ülkeyi etkileyen tedbir ile 39 ülkeden girişleri kısıtlayan ayrı Başkanlık Bildirisi arasında önemli bir ayrım yapılmalıdır. 75 ülkeye ilişkin tedbir, ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından uygulanan idari bir politikaydı. Buna karşılık 39 ülkeyi etkileyen kısıtlama, ayrı bir Başkanlık Bildirisi aracılığıyla yürürlüğe konulmuş olup hukuken farklı bir düzenlemedir.

21 Ağustos tarihli mahkeme kararı, Dışişleri Bakanlığı’nın 75 ülkeye ilişkin politikasını geçersiz kılmıştır.

1. 75 Ülkeyi Etkileyen Göçmen Vizesi Politikası Neydi?

14 Ocak 2026 tarihinde ABD Dışişleri Bakanlığı, 75 ülkenin vatandaşlarına göçmen vizesi verilmesini geçici olarak askıya alacağını açıkladı. Uygulamanın temelini oluşturan talimat, Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ve Kamu Yardımlarından Yararlanma Riski Yüksek Olan Ülke Vatandaşlarına Göçmen Vizesi Verilmesinin Durdurulması anlamına gelen diplomatik yazıydı. Bu talimat 26 STATE 3740 olarak tanımlanmıştı. Politika 21 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.

Politika, Bakanlığın listede yer alan ülkelerin vatandaşlarının public charge — yani kamu yardımlarına bağımlı hale gelme — riskinin daha yüksek olduğu yönündeki değerlendirmesine dayanıyordu. Konsolosluk görevlilerine, politika kapsamına giren göçmen vizesi başvurularını Göçmenlik ve Vatandaşlık Yasası’nın (INA) 221(g) maddesi uyarınca reddetmeleri talimatı verilmişti. Konsolosluk mülakatları yapılmaya devam edebilse de politika kapsamında göçmen vizeleri düzenlenemiyordu.

Dışişleri Bakanlığı, söz konusu tedbirin olağan göçmen olmayan turist vizalarından ziyade göçmen vizelerine uygulandığını açıklamıştı. Listede bulunmayan bir ülkenin pasaportuyla başvuru yapan çifte vatandaşlar politikanın kapsamı dışında tutulmuştu. Bakanlık ayrıca, bu talimat doğrultusunda daha önce verilmiş hiçbir göçmen vizesinin iptal edilmediğini belirtmişti.

2. Federal Yargıç Ne Karar Verdi?

21 Ağustos 2026 tarihinde Yargıç Vargas, 75 ülkeye ilişkin politikanın federal göçmenlik hukukunu ihlal ettiğine ve Dışişleri Bakanı’na yasayla tanınan yetkinin sınırlarını aştığına karar verdi. Mahkeme, vatandaşlığa dayalı toplu ret politikasının INA’nın 221(g) maddesiyle, göçmen vizelerinin verilmesinde vatandaşlığa dayalı ayrımcılığı yasaklayan 8 U.S.C. § 1152(a)(1)(A) hükmüyle ve Dışişleri Bakanlığı’nın 22 C.F.R. § 40.6 düzenlemesiyle çeliştiğini tespit etti.

Mahkemenin belirlediği hukuki çözüm, kararın esasına ilişkin tespit kadar önemlidir. Mahkeme, Administrative Procedure Act (APA) — İdari Usul Yasası kapsamında hareket ederek, dava konusu politikanın yürürlükten kaldırılmasına ve geçersiz kılınmasına karar verdi. Mahkeme ayrıca, yalnızca söz konusu politikaya dayanılarak verilmiş vize ret kararlarını da geçersiz kıldı. Bunun yanında, etkilenen başvurular yeniden değerlendirilmek üzere ilgili idari makama gönderildi.

Buna karşılık, başka bağımsız ve hukuka uygun gerekçelere dayanan vize retleri mahkeme kararından etkilenmemiştir.

3. Karar Ülke Genelinde Uygulanıyor mu?

Karar yalnızca davada adı geçen bireysel davacılarla sınırlı değildir. Yargıç Vargas yalnızca belirli tarafları koruyan sınırlı kapsamlı bir ihtiyati tedbir kararı vermemiştir. Bunun yerine, Administrative Procedure Act (APA) kapsamında vacatur olarak bilinen hukuki çözüm yolunu kullanmıştır. Vacatur, yalnızca belirli kişilere koruma sağlamak yerine, dava konusu edilen federal idari işlemin kendisini geçersiz kılar.

Bu nedenle Dışişleri Bakanlığı artık, mahkeme tarafından geçersiz kılınan 75 ülkeye ilişkin politikayı, ABD konsolosluklarında göçmen vizesi başvurularını reddetmek için hukuki dayanak olarak kullanamaz.

Ancak bu sonuç, mahkeme kararının daha üst bir mahkeme tarafından stay kararıyla geçici olarak durdurulmaması ve temyiz sonucunda bozulmaması koşuluyla yürürlükte kalacaktır.

4. Yüksek Mahkeme’nin Ülke Çapında İhtiyati Tedbir Kararlarını Sınırlandıran Kararı Bu Davayı Nasıl Etkiliyor?

New York’taki federal mahkemenin kararı, Yüksek Mahkeme’nin Trump v. CASA kararına ilişkin yaklaşımıyla birlikte değerlendirilmelidir.

Yüksek Mahkeme, 27 Haziran 2025 tarihinde verdiği Trump v. CASA, Inc. kararında, federal bölge mahkemelerinin ülke genelinde etkili olacak şekilde hukuki koruma sağlayabileceği durumları sınırlandırdı.

Yüksek Mahkeme’nin temel yaklaşımı şu şekildeydi:

Bir federal bölge mahkemesi, kural olarak, yalnızca önündeki davacıların haklarını korumak için gerekli olan hukuki korumayı sağlamalıdır. Tek bir davacının dava açmış olması, federal mahkemeye otomatik olarak federal hükümetin bir politikasını ülke genelinde ve herkes bakımından engelleme yetkisi vermez.

Karar Ne Anlama Geliyor?

Bu karar, “bir federal yargıcın kararı yalnızca görev yaptığı eyalet sınırları içinde geçerlidir” anlamına gelmemektedir.

Örneğin, New York’taki bir federal yargıç tarafından verilen kararın etkisi zorunlu olarak yalnızca New York Eyaleti ile sınırlı değildir.

Bir Federal Mahkeme Kararı Ne Zaman Ülke Çapında Etki Doğurabilir?

Bir mahkemenin hukuki gerekçesi ile mahkemenin hükmettiği hukuki çözümün (remedy) birbirinden ayrılması önemlidir.

Bir federal bölge mahkemesinin hukuki gerekçesi, tek başına, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki diğer tüm federal mahkemeler açısından bağlayıcı emsal haline gelmez. Aynı hukuki meseleyle karşılaşan başka bir federal yargıç farklı bir sonuca ulaşabilir.

Bununla birlikte, mahkemenin hükmettiği hukuki çözüm, bazı durumlarda ülke çapında fiili sonuçlar doğurabilir.

Örneğin:

  • Mahkeme yalnızca belirli davacıları koruyan bir hukuki çözüm sağlarsa, karar genellikle bu davacıların korunması için gerekli olduğu ölçüde uygulanır.
  • Dava usulüne uygun şekilde onaylanmış bir toplu dava (class action) niteliğindeyse, sağlanan hukuki koruma onaylanmış sınıfın tamamına yayılabilir.
  • Bir federal idari işlem APA kapsamında vacatur yoluyla geçersiz kılınırsa, durum farklıdır. Bu durumda mahkeme, hükümetin dava konusu işlemi yalnızca belirli davacılara uygulamasını yasaklamakla kalmaz; idari işlemin kendisini yürürlükten kaldırır.
  • Yüksek Mahkeme veya yetkili federal temyiz mahkemesi bağlayıcı bir karar vermişse, alt derece mahkemeleri bu emsal karara uymak zorundadır.

Dolayısıyla, bir federal mahkeme kararının ülke çapında etki doğurup doğurmadığı yalnızca yargıcın görev yaptığı eyalete bağlı değildir. Bunun yerine, davanın niteliğine, taraflara, mahkemenin yetkisinin hukuki dayanağına ve en önemlisi mahkemenin hükmettiği hukuki çözümün türü ve kapsamına bağlıdır.

Bunun 75 Ülkeye İlişkin Politika Açısından Önemi Nedir?

CLINIC v. Rubio davasında Yargıç Vargas yalnızca, “bu politika davacılara uygulanamaz” şeklinde bir karar vermedi. Mahkeme bunun yerine, Dışişleri Bakanlığı’nın 75 ülkeye ilişkin politikasını Administrative Procedure Act (APA) kapsamında vacate ederek geçersiz kıldı.

Mahkeme, yalnızca bireysel davacılarla sınırlı bir hukuki koruma sağlamadı. Bunun yerine, Dışişleri Bakanlığı’nın politikasının kendisini geçersiz kıldı. Sonuç olarak, mahkeme kararı yürürlükte kaldığı sürece 75 ülkeye ilişkin politika genel olarak ülke çapında uygulanamaz. Ancak daha üst bir mahkeme tarafından bir stay kararı verilmesi veya kararın temyiz sonucunda bozulması halinde bu durum değişebilir.

5. Bundan Sonra Ne Olacak?

21 Ağustos tarihli karar önemli sonuçlar doğurmuş olsa da dava süreci henüz kesin olarak sona ermiş değildir.

Federal hükümet, kararı ABD İkinci Temyiz Dairesi’ne (U.S. Court of Appeals for the Second Circuit) taşıyabilir. Temyiz süreci devam ederken hükümet ayrıca, bölge mahkemesinin verdiği vacatur kararının etkisinin geçici olarak durdurulmasını talep ederek bir stay kararı isteyebilir.

Ancak bir stay kendiliğinden yürürlüğe girmez. Böyle bir durdurma kararı için mahkemenin ayrıca karar vermesi gerekir.

Federal bölge mahkemesi ayrıca, kararla sonuçlandırılan talepler bakımından Federal Medeni Usul Kuralları’nın 54(b) maddesi (Federal Rule of Civil Procedure 54(b)) uyarınca kısmi hüküm de vermiştir.

Uygulamada, bir federal mahkeme kararının verilmesi ile bu kararın tüm ABD konsolosluklarında yeknesak biçimde uygulanması arasında kısa bir geçiş süresi yaşanması da mümkündür.

75 ülkeye ilişkin politika nedeniyle başvuruları reddedilen veya beklemeye alınan kişilerin, National Visa Center (NVC) ile ilgili ABD büyükelçiliği veya konsolosluğundan gelecek bildirimleri yakından takip etmeleri gerekir.

Bir dosyada son başvuru tarihi, olası bir yaş nedeniyle hak kaybı (aging-out), sağlık muayenesinin süresinin dolması, adli sicil belgesinin geçerliliğinin sona ermesi veya başka bir zamana duyarlı belge söz konusuysa, başvuru sahiplerinin kendi dosyalarının özel koşullarına göre hukuki danışmanlık almayı da değerlendirmeleri önemlidir.

6. Göçmen Vizesi Başvuruları Reddedilen Başvuru Sahiplerine Ne Olacak?

Mahkemenin kararı, özellikle başvuruları Dışişleri Bakanlığı’nın 75 ülkeye ilişkin genel değerlendirmesi temelinde reddedilen kişiler açısından önem taşımaktadır. Bir başvuru sahibinin göçmen vizesi başvurusu, kişinin bireysel koşulları değerlendirilmeden, esasen veya yalnızca “listede yer alan 75 ülkeden birinin vatandaşı olduğu” gerekçesiyle reddedilmişse, bu ret kararı mahkemenin artık geçersiz kıldığı politikadan kaynaklanmıştır. Mahkeme ayrıca yalnızca bu politikaya dayanan ret kararlarını da geçersiz kılmış ve söz konusu dosyaların Dışişleri Bakanlığı tarafından yeniden değerlendirilmesini istemiştir.

Dolayısıyla, örneğin bir başvuru sahibi yalnızca Nepal, İran, Pakistan veya listedeki başka bir ülkenin vatandaşı olduğu ve o ülkenin vatandaşlarının genel olarak daha yüksek kamu yükü (public charge) riski taşıdığı varsayımı nedeniyle reddedilmişse, Dışişleri Bakanlığı artık aynı ülke çapındaki genel değerlendirmeyi kullanarak bu ret kararını sürdüremez. Bunun yerine dosyanın; başvuru sahibinin kendi mali durumu, yaşı, sağlık durumu, sponsoru, gelir kaynakları ve diğer ilgili kişisel faktörler dikkate alınarak bireysel temelde yeniden değerlendirilmesi gerekir.

Ancak mahkeme kararı, vizenin otomatik olarak verilmesi sonucunu doğurmaz. Konsolosluk görevlileri, hukuka uygun ve bireysel bir inceleme çerçevesinde başvuru sahibinin vizeye uygunluğunu ve uygulanabilecek kabul edilemezlik nedenlerini yeniden değerlendirebilir.

Başka bir ifadeyle mahkemenin ortadan kaldırdığı yaklaşım şuydu: “Sizi genel olarak, bu ülkenin vatandaşı olduğunuz için reddediyorum.” Karar, başvuru sahibinin bireysel dosyasında bulunabilecek bağımsız ve hukuka uygun ret nedenlerini ortadan kaldırmamıştır.

7. Trump’ın Ayrı Seyahat Kısıtlaması Yürürlükte Kalmaya Devam Ediyor

21 Ağustos tarihli mahkeme kararı, Başkan Trump’ın ayrı bir düzenlemesi olan Presidential Proclamation 10998 ile karıştırılmamalıdır.

Söz konusu Başkanlık Bildirisi 16 Aralık 2025 tarihinde imzalanmış ve 1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bildiri, 39 ülkeyi kapsayan tam veya kısmi giriş ve vize kısıtlamaları ile Filistin Yönetimi tarafından düzenlenen veya onaylanan bazı seyahat belgelerine ilişkin sınırlamalar getirmiştir.

Yargıç Vargas’ın 21 Ağustos tarihli kararı, Dışişleri Bakanlığı’nın kamu yükü (public charge) endişelerine dayanan 75 ülkelik göçmen vizesi politikasını ele almıştır. Mahkeme, Presidential Proclamation 10998’i geçersiz kılmamıştır.

Bu nedenle, bir başvuru sahibi 75 ülkeye ilişkin politikanın geçersiz kılınmasından yararlansa dahi, aynı kişi Başkanlık Bildirisi veya başka bir göçmenlik düzenlemesi kapsamındaki ayrı bir kısıtlamaya tabi olmaya devam edebilir.

8. Bu Politikadan Etkilenen Göçmen Vizesi Başvuru Sahipleri Şimdi Ne Yapmalı?

Daha önce verilmiş bir ret kararının otomatik olarak onaya dönüştüğünü varsaymayın. Mahkeme, politikaya dayanan ret kararlarını geçersiz kılmış ve ilgili dosyaları yeniden işlem yapılması için hükümete geri göndermiştir.

Ret bildirimini ve dosyanın işlem geçmişini dikkatle inceleyin. Ret kararının yalnızca 75 ülkeye ilişkin politikaya mı dayandığı, yoksa başka ret gerekçelerinin de belirtilip belirtilmediği tespit edilmelidir.

Ayrı bir kısıtlamanın hâlen uygulanıp uygulanmadığını belirleyin. Özellikle başvuru sahipleri, vatandaşlıkları, pasaportları veya bireysel koşulları nedeniyle Presidential Proclamation 10998 ya da başka bir göçmenlik düzenlemesinin kendilerine uygulanıp uygulanmadığını değerlendirmelidir.

Dosyaya özgü talimatlar için National Visa Center (NVC) ile ilgili ABD büyükelçiliği veya konsolosluğundan gelecek bildirimleri takip edin. Önemli bir mahkeme kararından sonra bir konsolosluk biriminin dosyayı yeniden açması veya yeni bir değerlendirme yapması biraz zaman alabilir.

Sürenin kritik olduğu durumlarda yalnızca genel haber kaynaklarına güvenmek yerine, dosyanın özel koşullarına göre bireysel hukuki danışmanlık alın.

Sık Sorulan Sorular

1. Federal mahkeme tam olarak neyi geçersiz kıldı?

Mahkeme, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın 75 ülkenin vatandaşlarına göçmen vizesi verilmesini, vatandaşlık ve genel nitelikteki kamu yükü (public charge) endişelerine dayanarak geniş ölçekte askıya alan politikasını geçersiz kıldı. Karar, Trump dönemindeki tüm vize veya seyahat kısıtlamalarını geçersiz kılmamıştır.

2. 75 ülkeye ilişkin politika doğrudan Başkan Trump tarafından mı çıkarılmıştı?

Hayır. 75 ülkeye ilişkin tedbir bir Başkanlık Kararnamesi (Executive Order) veya Başkanlık Bildirisi (Presidential Proclamation) değildi. Dışişleri Bakanlığı tarafından diplomatik telgraf 26 STATE 3740 aracılığıyla uygulanan bir politikaydı. Başkan Trump’ın 39 ülkeyi etkileyen ayrı Presidential Proclamation 10998 düzenlemesi farklı bir hukuki tedbir olarak yürürlükte kalmaktadır.

3. Mahkemenin kararı yalnızca davadaki davacılar için mi geçerlidir?

Hayır. Mahkeme, hükümetin politikayı yalnızca davada adı geçen davacılara uygulamasını yasaklamakla yetinmedi. Mahkeme, Administrative Procedure Act (APA) kapsamında politikanın kendisini vacatur yoluyla geçersiz kıldı. Bu nedenle, karar yürürlükte kaldığı sürece Dışişleri Bakanlığı genel olarak 75 ülkeye ilişkin politikayı ülke çapında uygulamaya devam edemez.

4. Karar, daha önce reddedilmiş göçmen vizelerinin şimdi otomatik olarak onaylanacağı anlamına mı geliyor?

Hayır. Karar otomatik vize onayı sonucunu doğurmamaktadır. Başvuruları yalnızca 75 ülkeye ilişkin politika nedeniyle reddedilen kişilerin dosyaları yeniden değerlendirilebilir. Bununla birlikte, konsolosluk görevlileri diğer tüm uygunluk şartlarını ve kabul edilemezlik nedenlerini incelemeye devam edebilir.

5. Göçmen vizem yalnızca listede yer alan 75 ülkeden birinin vatandaşı olduğum için reddedildiyse ne olur?

Ret kararı yalnızca artık geçersiz kılınmış olan politikaya dayanıyorsa, söz konusu ret artık aynı ülke çapındaki genel değerlendirmeye dayanılarak sürdürülemez. Dışişleri Bakanlığı’nın dosyayı hukuka uygun ve bireyselleştirilmiş kriterler çerçevesinde, başvuru sahibinin kişisel koşullarını dikkate alarak yeniden değerlendirmesi gerekir.

6. Bu karar Başkan Trump’ın 39 ülkeye ilişkin seyahat kısıtlamasını da kaldırıyor mu?

Hayır. Mahkemenin 21 Ağustos 2026 tarihli kararı yalnızca Dışişleri Bakanlığı’nın 75 ülkeye ilişkin göçmen vizesi politikasını ele almıştır. Karar, 39 ülkeye ve belirli seyahat belgelerine ilişkin tam veya kısmi kısıtlamalar getiren Presidential Proclamation 10998’i geçersiz kılmamıştır.

7. Federal hükümet kararı temyiz edebilir mi?

Evet. Federal hükümet kararı U.S. Court of Appeals for the Second Circuit nezdinde temyiz edebilir. Ayrıca temyiz süreci devam ederken bölge mahkemesinin kararının etkisini geçici olarak durdurabilecek bir stay talebinde bulunabilir.

8. Bu politikadan etkilenen göçmen vizesi başvuru sahipleri şimdi ne yapmalı?

Başvuru sahipleri ret bildirimlerini incelemeli, ret kararının tek dayanağının 75 ülkeye ilişkin politika olup olmadığını belirlemeli ve National Visa Center ile ilgili ABD büyükelçiliği veya konsolosluğundan gelecek bildirimleri takip etmelidir. Acil son tarihler, yaş nedeniyle hak kaybı (aging-out), süresi dolmak üzere olan belgeler veya diğer zamana duyarlı sorunlarla karşı karşıya olan başvuru sahipleri, bireysel göçmenlik hukuku danışmanlığı almayı değerlendirmelidir.

Sıklıkla Sorulan Sorular

1. Federal mahkeme tam olarak neyi geçersiz kıldı? +
Mahkeme, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın 75 ülkenin vatandaşlarına göçmen vizesi verilmesini, vatandaşlık ve genel nitelikteki kamu yükü (public charge) endişelerine dayanarak geniş ölçekte askıya alan politikasını geçersiz kıldı. Karar, Trump dönemindeki tüm vize veya seyahat kısıtlamalarını geçersiz kılmamıştır.
2. 75 ülkeye ilişkin politika doğrudan Başkan Trump tarafından mı çıkarılmıştı? +
Hayır. 75 ülkeye ilişkin tedbir bir Başkanlık Kararnamesi (Executive Order) veya Başkanlık Bildirisi (Presidential Proclamation) değildi. Dışişleri Bakanlığı tarafından diplomatik telgraf 26 STATE 3740 aracılığıyla uygulanan bir politikaydı. Başkan Trump’ın 39 ülkeyi etkileyen ayrı Presidential Proclamation 10998 düzenlemesi farklı bir hukuki tedbir olarak yürürlükte kalmaktadır.
3. Mahkemenin kararı yalnızca davadaki davacılar için mi geçerlidir? +
Hayır. Mahkeme, hükümetin politikayı yalnızca davada adı geçen davacılara uygulamasını yasaklamakla yetinmedi. Mahkeme, Administrative Procedure Act (APA) kapsamında politikanın kendisini vacatur yoluyla geçersiz kıldı. Bu nedenle, karar yürürlükte kaldığı sürece Dışişleri Bakanlığı genel olarak 75 ülkeye ilişkin politikayı ülke çapında uygulamaya devam edemez.
4. Karar, daha önce reddedilmiş göçmen vizelerinin şimdi otomatik olarak onaylanacağı anlamına mı geliyor? +
Hayır. Karar otomatik vize onayı sonucunu doğurmamaktadır. Başvuruları yalnızca 75 ülkeye ilişkin politika nedeniyle reddedilen kişilerin dosyaları yeniden değerlendirilebilir. Bununla birlikte, konsolosluk görevlileri diğer tüm uygunluk şartlarını ve kabul edilemezlik nedenlerini incelemeye devam edebilir.
5. Göçmen vizem yalnızca listede yer alan 75 ülkeden birinin vatandaşı olduğum için reddedildiyse ne olur? +
Ret kararı yalnızca artık geçersiz kılınmış olan politikaya dayanıyorsa, söz konusu ret artık aynı ülke çapındaki genel değerlendirmeye dayanılarak sürdürülemez. Dışişleri Bakanlığı’nın dosyayı hukuka uygun ve bireyselleştirilmiş kriterler çerçevesinde, başvuru sahibinin kişisel koşullarını dikkate alarak yeniden değerlendirmesi gerekir.
6. Bu karar Başkan Trump’ın 39 ülkeye ilişkin seyahat kısıtlamasını da kaldırıyor mu? +
Hayır. Mahkemenin 21 Ağustos 2026 tarihli kararı yalnızca Dışişleri Bakanlığı’nın 75 ülkeye ilişkin göçmen vizesi politikasını ele almıştır. Karar, 39 ülkeye ve belirli seyahat belgelerine ilişkin tam veya kısmi kısıtlamalar getiren Presidential Proclamation 10998’i geçersiz kılmamıştır.
7. Federal hükümet kararı temyiz edebilir mi? +
Evet. Federal hükümet kararı U.S. Court of Appeals for the Second Circuit nezdinde temyiz edebilir. Ayrıca temyiz süreci devam ederken bölge mahkemesinin kararının etkisini geçici olarak durdurabilecek bir stay talebinde bulunabilir.
8. Bu politikadan etkilenen göçmen vizesi başvuru sahipleri şimdi ne yapmalı? +
Başvuru sahipleri ret bildirimlerini incelemeli, ret kararının tek dayanağının 75 ülkeye ilişkin politika olup olmadığını belirlemeli ve National Visa Center ile ilgili ABD büyükelçiliği veya konsolosluğundan gelecek bildirimleri takip etmelidir. Acil son tarihler, yaş nedeniyle hak kaybı (aging-out), süresi dolmak üzere olan belgeler veya diğer zamana duyarlı sorunlarla karşı karşıya olan başvuru sahipleri, bireysel göçmenlik hukuku danışmanlığı almayı değerlendirmelidir.

Sonuç

21 Ağustos 2026 tarihinde CLINIC v. Rubio davasında verilen karar, Dışişleri Bakanlığı’nın 75 ülkeye ilişkin politikasından etkilenen göçmen vizesi başvuru sahipleri açısından önemli bir gelişmedir. Mahkeme, hem vatandaşlığa dayalı genel ve kategorik politikayı hem de yalnızca bu politikaya dayanılarak verilen ret kararlarını geçersiz kılmıştır. Bu nedenle, kararın üst mahkeme tarafından geçici olarak durdurulmaması veya temyizde bozulmaması halinde, Dışişleri Bakanlığı’nın hukuka uygun bireysel değerlendirme sistemine geri dönmesi gerekmektedir.

Bununla birlikte, kararın kapsamı bazı haber başlıklarının ima edebileceğinden daha dardır. Karar, Trump yönetimi döneminde kabul edilen tüm vize veya seyahat kısıtlamalarını genel olarak geçersiz kılmamaktadır. Herhangi bir başvuru sahibinin mutlaka vize alacağını garanti etmediği gibi, daha önce gerçekleştirilmiş sınır dışı etme veya deportasyon işlemlerini de geri almamaktadır. Bunun nedeni açıktır: 75 ülkeye ilişkin politika bir sınır dışı etme programı değildi. Bu politika, göçmen vizelerinin verilmesini düzenleyen konsolosluk işlemlerine ilişkin bir politikaydı.

Eğer sizin veya bir aile üyenizin göçmen vizesi başvurusu 75 ülkeye ilişkin politika nedeniyle reddedilmiş veya beklemeye alınmışsa, bir göçmenlik avukatı ret kararının hukuki dayanağını inceleyebilir, uygulanmaya devam eden başka kısıtlamalar bulunup bulunmadığını belirleyebilir ve National Visa Center veya ilgili ABD konsolosluğu nezdinde atılması gereken uygun adımlar konusunda hukuki değerlendirme sağlayabilir.

Bu makale yalnızca bilgilendirme amacıyla sunulmaktadır ve hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Göçmenlik hukuku karmaşık ve duruma özgüdür. Bireysel durumunuz hakkında lisanslı bir göçmenlik avukatına danışmanızı öneririz.

Bu makale, Akalan Law Firm Kurucusu ve Göçmenlik Hukuku Uzmanı Avukat Yasin Bilgehan Akalan tarafından kaleme alınmıştır.